Anlamlı bir Hayat-Makalelere Dönün
Tanrı’nın bizi niçin yarattığını hiç düşündünüz mü? Belki sizin için hayat anlamsızdır. Sanki gece gündüz boşuna yaşıyorsunuz. “Dünya’ya neden geldik?” diye düşünüyorsunuz. Kutsal Kitap’tan Tanrı’nın bizi niçin yarattığını ve dünyaya neden geldiğimizi öğrenebiliriz. Biz şunları öğrendikten sonra anlamlı bir hayat yaşayabileceğiz. Biz niçin yaratıldığımızı öğrenmeden önce Tanrı hakkındaki bir şeyi anlamamız gerekmektedir.
Tanrı sevgidir. İncil’de şöyle der: “Sevmeyen kişi Tanrı’yı tanımaz. Çünkü Tanrı sevgidir. Tanrı’nın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar.” (1. Yuhanna 4:8,16) Tanrı’nın düşündüğü ve yaptığı her şey sevgiden kaynaklanır. Örnek olarak William Miller şöyle yazdı, “Tanrı insanlara sevgisini, onlara güneş ve yağmuru, içecek ve giyeceklerini sağlamakla, yeryüzündeki hayatları için bütün ihtiyaçlarını karşılamakla gösterir.*”
Artık öğreneceğimiz şeylerin tümü Tanrı’nın sevgisinden kaynaklanır.
Tanrı’nın bizi niçin yarattığını açıklayalım. Başlangıçta, Tanrı insanlara kendisiyle (anlamı özel) iletişimde bulunmaları için sevgisini göstermek istedi. Bu yüzden insan Tanrı’nın suretinde yaratılmıştı. Kutsal Kitap’ta şunları okuyoruz: “Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.” (Yaratılış 1:27) Bu sözler muhakkak, Tanrı’nın bir vücuda sahip olduğu ve insan için kendisininkine benzer bir vücut yaptığı anlamına gelmez. William Miller dediği gibi: “İnsan, Tanrı’ya ruhsal benzeyişte yaratıldı. Tanrı insana, düşünmesi için bir akıl, sevmesi için bir yürek, iyiyi kötüden ayırması için bir vicdan, doğruyu yapması için bir ruh verdi. Böylece Tanrı’nın benzeyişinde yaratılan insan, O’nu tanıyabiliyor, O’nunla iletişim kurabiliyordu. Bu nedenle insan, yaratılanların en üstünüydü.*” Bunlar doğruysa, hayat neden bazen anlamsız görünüyor?
Tanrı’nın insanla ilgili amacı gerçekleşmediği için hayat bazen anlamsız gibi görünmektedir. Yine baştan başlamamız gerekiyor. Tanrı dünya’yı yarattığı zaman herşey mükemmeldi. Tanrı ilk yarattığı insanlar olan Adem ve Havva’ya, İyi ve Kötuyü Bilme Ağacı’nın meyvesinden yememlerini buyurmuştu. Onlara bu emre itaat etmedikleri takdirde öleceklerini söyledi. Şeytan bir yılan şeklinde bahçeye girip meyveden yemesi için Havva’yı aldattı. Önce Havva sonra Adem meyveyi yedi. Adem ve Havva isyan edip ruhsal olarak öldü. Artık insan ruhu ölümüş ve insan ruhunun Tanrı’yla kurduğu kusursuz ilişki bozulmuştur. Davut peygamberlerin söylediği gibi: “Nitekim suç içinde doğdum ben, günah içinde annem bana hamile kaldı.” (Mezmurlar 51:5)
Ümitsiz miyiz? Nasıl, anlamlı bir hayat yaşayabiliriz? Önce, Tanrı’yla ilişkimizin yeniden kurulması gerekiyor.
Bizim ruhumuz ölüydü. İsa dediği gibi ruhumuz yeniden doğmalı (Yuhanna 3). İsa ruhlarımızın nasıl yeniden doğduklarını açıklad: "Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Tanrı, Oğlu'nu dünyayı yargılamak için göndermedi, dünya O'nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi. O'na iman eden yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Tanrı'nın biricik Oğlu'nun adına iman etmemiştir.” (Yuhanna 3:16-18) Anlatığım gibi Tanrı sevgidir. Şu ayetler Tanrı’nın sevgi olduğunu pekiştiriyor. Tanrı İsa’yı gönderek insanlara sevgisini gösterdi. İsa Mesih günah bedelimizi çarmıhta ödedi. İsa Mesih’in günahımızın fidyesi olan ölümüne ve dirilişine iman edersek, Tanrı bizi karşılıksız olarak aklar ve bağışlar. Sonsuz yaşama kavuşuruz. Bu şekilde ruhumuz yeniden doğar ve Tanrı’yla ilişkimiz yeniden kurulur.
Ruhumuz yeniden doğduğunda dünyaya neden geldiğimizi anlayabiliriz. Tanrı Ruh’u ve Sözü aracılığıyla bizimle iletişime gecer. İncil’de şöyle der: “Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.” (Yuhanna 16:13-14) Kutsal Ruh bize Tanrı yolunda nasıl ilerleyeceğimizi gösteriyor. Tanrı’nın Sözü anlamlı bir hayat nasıl yaşayabilmemiz için bize talimatlar veriyor.
Tanrı’nın Sözüne göre anlamlı bir hayat yaşamak için iki yöntemi vardır. İlk olarak Tanrı’yı sevmeliyiz. Hem Tevrat da hem de İncil şöyle diyor: “Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.” (Yasa’nın Tekrarı 6:5, Matta 22:37) Tevrat’ın ve İncil’in dediği gibi biz Tanrı’yı tüm benliğimizle sevmeliyiz. Bu öyle bir sevgi olmalı ki kendini bir an bile Tanrı’dan ayrı görmemlisin.
Yüce bir Rab’bin kulu olmaya layık görülmüş sizler her yaptığınız davranışla Rab’binizin yüceliğini sergilemelisiniz. (1. Korintililer 10:31) Bu şekilde davranarak Tanrı’nın isteklerini gerçekleştirmiş oluruz.
Makalelere Dönün
Tanrı sevgidir. İncil’de şöyle der: “Sevmeyen kişi Tanrı’yı tanımaz. Çünkü Tanrı sevgidir. Tanrı’nın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar.” (1. Yuhanna 4:8,16) Tanrı’nın düşündüğü ve yaptığı her şey sevgiden kaynaklanır. Örnek olarak William Miller şöyle yazdı, “Tanrı insanlara sevgisini, onlara güneş ve yağmuru, içecek ve giyeceklerini sağlamakla, yeryüzündeki hayatları için bütün ihtiyaçlarını karşılamakla gösterir.*”
Artık öğreneceğimiz şeylerin tümü Tanrı’nın sevgisinden kaynaklanır.
Tanrı’nın bizi niçin yarattığını açıklayalım. Başlangıçta, Tanrı insanlara kendisiyle (anlamı özel) iletişimde bulunmaları için sevgisini göstermek istedi. Bu yüzden insan Tanrı’nın suretinde yaratılmıştı. Kutsal Kitap’ta şunları okuyoruz: “Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.” (Yaratılış 1:27) Bu sözler muhakkak, Tanrı’nın bir vücuda sahip olduğu ve insan için kendisininkine benzer bir vücut yaptığı anlamına gelmez. William Miller dediği gibi: “İnsan, Tanrı’ya ruhsal benzeyişte yaratıldı. Tanrı insana, düşünmesi için bir akıl, sevmesi için bir yürek, iyiyi kötüden ayırması için bir vicdan, doğruyu yapması için bir ruh verdi. Böylece Tanrı’nın benzeyişinde yaratılan insan, O’nu tanıyabiliyor, O’nunla iletişim kurabiliyordu. Bu nedenle insan, yaratılanların en üstünüydü.*” Bunlar doğruysa, hayat neden bazen anlamsız görünüyor?
Tanrı’nın insanla ilgili amacı gerçekleşmediği için hayat bazen anlamsız gibi görünmektedir. Yine baştan başlamamız gerekiyor. Tanrı dünya’yı yarattığı zaman herşey mükemmeldi. Tanrı ilk yarattığı insanlar olan Adem ve Havva’ya, İyi ve Kötuyü Bilme Ağacı’nın meyvesinden yememlerini buyurmuştu. Onlara bu emre itaat etmedikleri takdirde öleceklerini söyledi. Şeytan bir yılan şeklinde bahçeye girip meyveden yemesi için Havva’yı aldattı. Önce Havva sonra Adem meyveyi yedi. Adem ve Havva isyan edip ruhsal olarak öldü. Artık insan ruhu ölümüş ve insan ruhunun Tanrı’yla kurduğu kusursuz ilişki bozulmuştur. Davut peygamberlerin söylediği gibi: “Nitekim suç içinde doğdum ben, günah içinde annem bana hamile kaldı.” (Mezmurlar 51:5)
Ümitsiz miyiz? Nasıl, anlamlı bir hayat yaşayabiliriz? Önce, Tanrı’yla ilişkimizin yeniden kurulması gerekiyor.
Bizim ruhumuz ölüydü. İsa dediği gibi ruhumuz yeniden doğmalı (Yuhanna 3). İsa ruhlarımızın nasıl yeniden doğduklarını açıklad: "Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Tanrı, Oğlu'nu dünyayı yargılamak için göndermedi, dünya O'nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi. O'na iman eden yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Tanrı'nın biricik Oğlu'nun adına iman etmemiştir.” (Yuhanna 3:16-18) Anlatığım gibi Tanrı sevgidir. Şu ayetler Tanrı’nın sevgi olduğunu pekiştiriyor. Tanrı İsa’yı gönderek insanlara sevgisini gösterdi. İsa Mesih günah bedelimizi çarmıhta ödedi. İsa Mesih’in günahımızın fidyesi olan ölümüne ve dirilişine iman edersek, Tanrı bizi karşılıksız olarak aklar ve bağışlar. Sonsuz yaşama kavuşuruz. Bu şekilde ruhumuz yeniden doğar ve Tanrı’yla ilişkimiz yeniden kurulur.
Ruhumuz yeniden doğduğunda dünyaya neden geldiğimizi anlayabiliriz. Tanrı Ruh’u ve Sözü aracılığıyla bizimle iletişime gecer. İncil’de şöyle der: “Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.” (Yuhanna 16:13-14) Kutsal Ruh bize Tanrı yolunda nasıl ilerleyeceğimizi gösteriyor. Tanrı’nın Sözü anlamlı bir hayat nasıl yaşayabilmemiz için bize talimatlar veriyor.
Tanrı’nın Sözüne göre anlamlı bir hayat yaşamak için iki yöntemi vardır. İlk olarak Tanrı’yı sevmeliyiz. Hem Tevrat da hem de İncil şöyle diyor: “Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.” (Yasa’nın Tekrarı 6:5, Matta 22:37) Tevrat’ın ve İncil’in dediği gibi biz Tanrı’yı tüm benliğimizle sevmeliyiz. Bu öyle bir sevgi olmalı ki kendini bir an bile Tanrı’dan ayrı görmemlisin.
Yüce bir Rab’bin kulu olmaya layık görülmüş sizler her yaptığınız davranışla Rab’binizin yüceliğini sergilemelisiniz. (1. Korintililer 10:31) Bu şekilde davranarak Tanrı’nın isteklerini gerçekleştirmiş oluruz.
Makalelere Dönün